Doom Kitabı hakkında yorumlar

doom doom

1. Özgür Çetin: “Yaklaşık 35 yıldır kitap okuyorum. İlk kez böyle bir kitap gördüm.”

2. Nuray Güneş: “Hiç elimden bırakmadım kitabı. Dün akşam uykuya yenik düştüm 🙂 Akıcı, sade, sevdim. Hatta belki Doom oynamayı bile düşünebilirim :D”

3. Uğur Esef: “Genelde bu saatlerde (Gece vakti) PC başında ufak gezinti yapar, kapatmadan önce de birkaç el mutliplayer Half-Life oynar, öyle yatarım. Ama bu gece başka sebeplerden ötürü girmedim oyuna. Yattım, telefonumun flash ışığını açtım ve üst ranzanın altına ışık vuracak şekilde sabitledim. Kitabı okuyorum şu an. Bir ara okuma lambası alsam iyi olacak 🙂 Bir fikirden yola çıkılarak o fikrin bir süre sonra fiziksel olarak elde tutulması çok heyecanlı bir şey olsa gerek. Bir rehber niteliğindeki, kendi deyimimle ‘yazılı belgesel’ olan kitap çok ama çok hoşuma gitti. Bu kadar ay beklememe değdi açıkçası. Devamını da bekliyorum. Bu tipte kitaplar devam etmeli :D.”

4. Barış Yazganç: “Tam Pentagram – Akustik albümünü dinlerken bir paket bırakıldı masama :). Şimdi daha bir keyifle dinleyebilirim. Kitabı akşam bir nefeste bitirecekmişim gibi bir his var içimde.” Okumaya devam et

İBLİS ÖLDÜRMENİN KISA TARİHİ

Doom Kitabı’mla ilgili şimdiye kadar okuduğum en güzel inceleme yazısı. Bu yorum, bu kitabı almak için Doom serisinden haberdar olmanın şart olmadığını da kanıtlıyor, zira okudukça merak uyandıran bir serüven bu. Aynen sizinle paylaşıyorum. Teşekkür ederim sevgili Hümeyra. 🙂

Bir işin ya da konunun; onu yapan kişi tarafından ne derece iyi bilindiğini ve iyi yapıldığını ifade etmek için, ‘’ Kitabını Yazmak ‘’ deyimi kullanılagelir. Mahmut Doom Saral, bu deyimi hem mecaz hem gerçek anlamda temsil eden nadir şahsiyetlerdendir. Sen gel hem senelerce iblis öldür hem de kalk bu işin kitabını yaz. ‘’ Olacak iş mi? ‘’ demeyin, oldu bile! Okumaya devam et

İşte Doom Kitabı’m hakkında ilk yorum. Bakalım beğenilmiş mi?

foto1

Fotoğrafımız: 17 Haziran 2011, Merlin’in Kazanı ofisi…

“Bir insan hayatının her anını, “Mevzubahis Doom ise gerisi teferruattır!” mottosuyla yaşar mı? Mahmut yaşar…

Onunla aynı havayı solumamış, aynı metrobüse binmemiş, aynı ekrana bakıp oyun oynamamış biri, asla onu tam olarak tanıdığını iddia edemez! Damarlarında Doom’un kaynak kodları dolaşan, baktığı her yerde ona el sallayan Pinky Demon’lar gören, iki lafından üçü Doom olan bir prototiptir Mahmut… Bu sebeple, onu yakından tanıdığını sanan beni bile şaşkınlığa düşüren, “Önce Ben” isimli bölümü dikkatle okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Okumaya devam et

Doom Kitabı’nı ilk alacak oyuncuların listesi!

Doom benim için çok önemli, ama başka oyuncuların da Doom’u sevmesi beni mutlu ediyor. Sanki oyunun yapımcısı benmişim gibi!

Facebook’ta hem kendi kişisel sayfamda hem de Doom Collector sayfamda “DoomKitabı’nı almak isteyen ilk oyuncuların isimlerine kitapta yer vereceğimi” belirttim. Sanırım beklediğimden de güzel bir ilgiyle karşılaştım. Almak isteyen bayağı oyuncu var! Okumaya devam et